« Önceki |

29/9/2009

BAYRAMIN ŞEKER KUZENLERİ

Uzun zamandır yokuz ortalarda. Bursa'ya taşındık bu arada, belki yine bir süre ilgilenemeyebilirim blogumuzla ama bu arada sizlere bir iki resim yükleyeyim dedim. Sanırım bizi yokluğumuzda sık sık yoklayan takip eden dostlarımız var. Çook teşekkür ediyoruz koccaman öpüyoruz sizleri, seviyoruz... :)
Bu bayram Arın kuzeni Bora ile birlikteydi, Bora kocaman abi artık 4 yaş büyük Arın'dan ama çok anlayışlı ve sabırlı davrandı inatçı Arın'a, Bova abiyi de çook seviyoruz :)


İşte bizim ailenin güzel çocukları (Eniştemizin yamuk vizöründen Dil)



Ve bu da Bursa'nın güzelliklerinden biri Anıt Ağaç, koca çınar.


23/5/2009

İSTANBULA YAZ GELMİŞ :)))

Havaların ısınmasını dört gözle bekliyorduk havuza girebilelim keyif yapalım sitede diye, derken yeniden taşınma şokuyla karşı karşıyayız. Gitmeden bir acele sefalardayız :))




8/5/2009

BABASINDAN ARIN'A GECİKMELİ DOĞUMGÜNÜ KUTLAMASI...



Oğluma..

 Sen geldin geleleli, tekerrür eden tarihe tanıklık ediyorum. Ben de senin bana yaptığın gibi bir zamanlar babacım diyerek koşup sarılıyor, Onunla oyun oynuyor, kucağında araba kullanıyor, senin benden beklediğin gibi O’ndan hediye bekliyordum. Yanlarında yatıyor, beraber uyanıyordum. Hatırlıyorum da, zaman zaman (ki kocaman adamdım) ellerimi okşar bana bir zamanlar onların ne kadar küçük olduğundan ve ellerinin arasına alıp nasıl da sevdiğinden bahsederdi. Anlayamıyordum neler hissettiğini ve garip de geliyordu. Oysa ki o kadar güzel ki ellerin,
dokunmaya kıyamıyorum. Şimdi diyorum ki keşke ... Ama o kadar garip ki babam da kendi babası için hep keşke derdi...

 Sen öyle bir geldin ki, meğerse farkına varılmayan çok büyük bir boşluğu doldurdun,

Sen öyle bir geldin ki, dünyamız oldun,

 Hem geçmişim hem geleceğim oldun...

 Dün doğdun, bugün 2 oldun, yarınların ve bahtın açık olsun Oğlum...

 İyi ki doğdun...


19/4/2009

ARIN 2 OLDUU :))

26 Nisan 2007

 

26 Nisan 2008

 

26 Nisan 2009




Canım yavrum, Arın’ım

İşte bir koca yıl daha geride kaldı ve sen 2 oldun.

Bu geçen yılda, bir bebeğim olduğu düşüncesi geride kaldı. Uykusuz geceler gibi.

Hep hayal ettiğim bazı sahneler gerçek oldu, elinden tutup birlikte yürümek, uykudan uyanıp ses çıkarmadan yanıma gelmen, seninle gezmek, karşılıklı konuşmak. 2 yıl önce yeni doğmuş bir bebekken sana baktığımda, çook uzun bir süre gerçekleşemeyeceğini düşündüğüm birçok şey yaşandı ve anı hanesine yollandı.

Şimdi öyle çok an var ki yazmak, anlatmak istediğim. Çünkü biz her gün yeni maceralar yaşıyoruz artık seninle ve her gün yeni bir şey başararak, hızla öğrenerek beni şaşırtmaktan hiç vazgeçmiyorsun.

Küçük bir çocuğum var şimdi, gurur duyduğum. Karakteri ortaya çıkan, huysuz yönleri ve harika özellikleri olan. Henüz minicikken kendi tercihlerini yaşamak isteyen. Ama konuşarak anlaşılabilen, ortak bir noktada buluşmayı çoğu zaman beceren çok güzel bir çocuk benim gözümde. Aksi de düşünülemezdi zaten.

Senin varlığın beni de başka bir insan yaptı, 2 yıldır yüreğime sığmayan, kocaman bir aşkla beni sana bağlayan köprüler beni çok daha güçlü kıldı. 26 Nisan 2007, saat 12:29 da sen doğarken bir duygu patlaması yaşamıştım, o an biliyordum bunu ve asla değişmedi, değişmeyecek. Doğduğun o andan itibaren ve hayatımın sonuna, son nefesime kadar, seni asla anlatamayacağım kadar çok seviyorum, seveceğim biriciğim. Bazı anlarda soluğumu kesip sözcükleri boğazımda düğümleyecek bu sevgi, sana hayranlıkla bakarken gözlerime yaşlar dolacak gururla ve huzurla. Her an şükürler, dilekler gönderip duracağım yorulmadan senin varlığın, sağlığın, mutluluğun için. Birçok endişe taşıyacağım kalbimde, sürekli kendimi eleştireceğim doğru mu yaptım, eksik mi kaldım…

Tanrı bir evladı anneye verirken, onun kalbini o kadar büyük bir sevgiyle dolduruyor ki, tüm bunları bir buket çiçek taşır gibi hafif ve zarif taşıyorsun içinde. Ne yaşarsan yaşa,  ağır gelmiyor.

Kaybetme korkusundan başka.

İyi ki doğdun oğlum,

Sağlıklı, uzun, güzelliklerle dolu bir ömrün olsun.

Tanrım bizi birbirimize yakın tutsun.

Gökten üç elma düşsün.

Masalımız devam etsin…

 

 

28/3/2009

İŞTE İSTANBUL POZLARIMIIIIZZZ :))

Uzun bir aradan sonra geldik. İstanbula karadeniz yağmurlarını getirdiğimiz için burnumuzu dışarı çıkaramıyorduk, bugün sonunda hava açınca bir park çıkartması yaptık. İşte evimizden ve sitemizdeki oyun alanından bir kaç kare.

Bu babamdan mikropları alırkeen :)



Ve tabi hastalandım, ateşim de çıktı çok Utanmis



Patates baskı da neymiş ya pek de anlamadım ama neyse
kırmiyim annemi o kadar uğraştı Göz Kirpiyor



Parka giderken



Hangisinden kaysam Sasirmis



Hoooooppp :)



Atlı karıncaaaa



Bunu pek sevmedim...



Göremiyorum önümü çarpmasam bari :))



Sevgilerimizle ....

26/2/2009

SAMSUNDAN SON KARELERİMİZ

Taşınma, yerleşme derken yine uzun ara verdik. Makinada kalan son fotoğrafları bilgisayara yükleyince bunları paylaşmak istedim. Samsun'daki evimizde çekilmiş son pozlarımızdan, benim doğumgünüm ve sonraki bir kaç gün, yakında İstanbul pozları da gelecek :)




3/1/2009

2009 HOŞGELDİN :)

Sessiz geçen uzun bir aradan sonra yeni resimlerimizle karşınızdayız. 2008 son günlerinde bize üzüntüler getirdi, dilerim sevdiklerimin, ailemin ve bizi burada ziyaret eden dostlarımızın sağlıkla yaşayacağı çok güzel günler getirmiştir bu yeni sene.  Hepinizin yeni yılını kutluyoruz ailecek  Öpücük


Karizmaya bakın oğlumdaki :)


Şerefeee!!


Arkadaşlarımı gezdiriyorum ben, artık annemin arabasını
kaçırmayı deneyebilirim :)


Baba yatağım kırılacaaaak Dil


Bunu da 2009 getirdi işte Holey


Anne atla gidiyoruz, otomobiiil uçaar gideeer Havalı

27/11/2008

ARININ DEDESİ GİTTİ :(

Henüz daha gençti, 67 yaşında. Torunlarıyla oynayacağı oyunları, onlara
öğreteceği çokça bilgisi vardı. Ama malesef tüm bunlar gerçekleşemeden biz
babamızı, Arın ve kuzeni Bora Tolga da çok sevdikleri dedelerini yitirdiler...

Baba, bizi duyarsan hiç merak etme.  Emin ol ki torunların seni hiç unutmadan büyüyecekler. Bizler de böyle yaşayacağız.
Dilerim huzurlu bir ışık içinde olursun, mekanın da cennet olur.
SEVGİLERİMLE...





 

4/11/2008

1.5 YAŞINDA ARTIK ARIIINNNN!! :))

Artık çok hareketli yerinde duramayan bir çocuk oldu. Bir an bile bırakmadığı için şebekliklerini resimlerini çekmek de zorlaştı. Yüzlerce resmin arasından bloga koyabilecek kadar düzgününü bulmak bazen mümkün olmayabiliyor. Bulabildiklerim bunlar. Buyrun bakalım son resimlerimiz emir ve görüşlerinize hazırdır :)


Bu biraz eskidi aslında ama babayla akşam sefası...

Uyku öncesi tewowo (televizyon) keyfi :)

Tahta puzzle parçalarını tutuşa dikkat :) meyve resimleri arasında favorisi de üjü (üzüm) :)

Hafife almayın ciddi bir iş yapıyor, ilk sulu boya eseri üstelik yeni bir akım, kağıda değil geri kalan yerlere icraat :)

Eşek gözlü martı kaşlı oğluşum Siritiyor

Anne oğul ve şeflera :)

14/9/2008

DURMUYORUM YERİMDE

Yerden bitme mum bacaklı mikiii :))

Babam bana renkli bişey getirmiiş, çok merak ediyorum.

Favorim suyla oynamak Göz Kirpiyor

Annemle gezmek çok zevkli...

Utanmis Poz ver demişlerdi şebek olmuşum..

Yaşasın tam bana göre Siritiyor

Oyuncaklarım ve ben, bu sehpa için başka dekorasyona gerek yok bence :)